Türk Vergi Sisteminde beyan usulü esastır. Ancak beyan edilen vergilerin doğruluğu “tarh zamanaşımı” süresince kontrol edilebilir. Vergi yükümlülüleri kendi beyanlarına karşı dava açamazlar. Özetle, mükellef vergi idaresine verdiği beyannameye karşı dava açamaz. İhtirazi kayıtla verilen beyannamler bu kurala istisnadır.


Vergi hukukuna dair usul işlemlerinin esas dayanağı Vergi Usul Kanunu’dur (VUK). Beyanname süreleri, vergi incelemesi, cezalar, hata düzeltme talepleri ve diğer tüm vergilendirme işlemlerine için bu Kanun dikkate alınır.

VUK’un 377’nci maddesinde “kimlerin vergi mahkemesinde” dava açabileceği düzenlenmiştir. Maddeye göre yalnızca mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler dava açabileceklerdir.

Türk vergi sisteminde beyan usulü esastır. Bu nedenle mükellef kendi beyanına karşı dava açamaz. Bu durum kanunda, “mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar” şeklinde düzenlenmiştir. Ancak mükellef, ihtirazi kayıt ile beyanname verir ise buna karşı dava açabilecektir. Başka bir ifade ile vergi beyanı esnasında “şerh” düşebilir ve böylelikle dava açma hakkını saklı tutmuş olur. Beyan usulü dışında kalan, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilere karşı mükellef kural olarak dava açabilecektir.

Tarh işlemleri idari işlemdir. Mükellef tarh işlemine karşı dava açacaktır. Vergi mahkemesinde görülecek olan bu davalar “idari dava” statüsündedir.Vergi davaları da birer idari dava olduğu için vergi davalarında izlenecek usuller de İdari Yargılama Usulü Kanunu’na tabidir. Bu davalarda karşı taraf tarh işlemini gerçekleştiren vergi dairesi olmalıdır.

Diyelim ki sizin adınıza vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edildi. Bu ihbarnamede hangi bilgiler yer alacaktır?


Tebliğ edilen ihbarnamede hakkınızda tarh edilen vergi, verginin türü ve bu işleme dayanak kanun maddesi ile vergi inceleme raporunun tarih ve numarası bildirilir. VUK’a göre ihbarname tebliğ edilirken mükellef hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu da tebliğ edilir. Böylelikle tarh edilen verginin nedeni anlaşılabilir.

Aynı ihbarnamede kesilen vergi ziyaı cezası da bildirilir. Tekerrür uygulandı ise cezaya bu işlem de yansıtılır. İhbarnamede ne kadar sürede, hangi mahkemede dava açılması gerektiği bilgisi yer alır. Böylelikle mükellef hakkında yapılan işleme dair bilgi sahibi olur ve bu işleme karşı ne yapması gerektiği bilir.

Vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edildikten sonra tarh işlemlerine karşı açılan davalarda “yürütmenin durdurulması”nı talep etmeye gerek yoktur. Yürütme kendiliğinde durur. Kısaca, tarh işlemine karşı dava açıldığında, tahsil edilebilir hale gelmiş bir borç henüz bulunmamaktadır. Bu aşamada İdare, söz konusu vergi alacağı için herhangi bir takip işleminde bulunamaz.

Bunun dışında bir de 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’dan kaynaklı işlemlere karşı açılacak vergi davaları var. Bu da başka bir yazının konusu olsun.

Detaylı bilgi almak için iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.