Koronavirüsün sebep olduğu COVID-19 hastalığı tüm dünyada yaygın bir şekilde insan sağlığını tehdit ediyor. Bu nedenle geçtiğimiz yıl, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından pandemi ilan edildi. Hastalığın bulaşma şekli ve kısa süreli temaslarda dahi hızla yayılabilmesi nedeniyle tüm dünyada çeşitli önlemler alınmakta.

Ülkemizde de bu konuda, çeşitli tedbirler alınmış durumda. Tedbirler dönem dönem değiştiriliyor olsa da “maske takmak” ve “sosyal mesafe” kuralına özen göstermek esas önlemler. Kimi zaman, hastalığın bulaşma ihtimalini azalmak için sokağa çıkma kısıtlamaları da getirilmekte.

Peki bu yasaklara ilişkin yaptırımlar nelerdir? Yasaklara uymadığı iddia edilerek hakkında ceza kesilenler hangi sürede nereye itiraz etmelidir? Sosyal mesafe tedbirini ihlal cezası kesilenler, bu cezanın hukuka aykırı olduğunu düşünülüyorsa ne yapmalı?

I. GİRİŞ

Tedbirlere uymayan kişilere para cezası kesilmekte. Para cezasına karşı 15 gün içerisinde itiraz etmek mümkün. 15 günlük içerisine itiraz edilmemiş ise para cezasına ilişkin idari karar kesinleşmekte.

Maske takmama cezası, sosyal mesafe kuralına uymama cezası ya da sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal cezası gibi tüm cezalar, birer “idari para cezası”dır. Tıpkı trafik cezaları gibi bu cezalara da itiraz edilebilir.

II. İTİRAZ SÜRECİ

Hakkında maske takmama cezası veya sosyal mesafe kuralına uymama cezası kesilen kişiye, öncelikle bir “idari yaptırım kararı” tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu “idari yaptırım karar”ında,

-kişinin kimlik ve adresi,

-ceza verilmesine neden olan fiil,

-bu fiili ispatlayan deliller,

-karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği

yazmak zorundadır.

Bu kararın adrese tebliği mümkün olduğu gibi kişinin doğrudan huzurunda da verilebilir. Her halükârda, karara karşı itiraz yolu, mercii ve süresine ilişkin olarak bilgi verilmek zorundadır.

İdari karar tebliğinden itibaren en geç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurarak itiraz edilebilir.

III. HUKUKİ NEDENİ

Genel bir salgın tehlikesi gösteren COVID-19 hastalığı konusunda alınacak tedbirlere uyulmaması halinde uygulanacak cezai yaptırımlara ilişkin esas olan 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’dur.

Alınacak önlemlerin neler olduğu ve bu önlemlere uymamanın cezasına ilişkin düzenlemelerde 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu dikkate alınır. Anılan Kanun’da, “sosyal mesafe yükümlülüğü” bulunmamaktadır. Bu nedenle de sosyal mesafe tedbirine ihlal nedeniyle para cezası kesilemez.

Ancak Yargıtay bu konuda verdiği kararda, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu uyarınca Valinin (veya valiye bilvekale İl Sağlık Müdürünün) başkanlığında toplanan ve yasal bir heyet olan il umumi hıfzıssıhha meclisleri, il genelinde genel sağlığı tehdit eden sakıncaların giderilmesi amacıyla tedbir alabileceğini belirtmiştir. Kararda, söz konusu kararlara uymamanın ise 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nu değil 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nu ihlal ettiği ve bu nedenle de idari para cezası kesilebileceği belirtilmiştir.

Özetle, kesilen ceza, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nu uyarınca sosyal mesafe tedbirine aykırılıktan kaynaklamamaktadır. Söz konusu cezalar, Kabahatler Kanunu uyarınca emre aykırı davranış nedeniyle kesilmekte.

Bu nedenle belirtmek gerekir ki, “sosyal mesafe tedbirini ihlal cezası”, kolluk güçleri tarafından değil sadece mahalli en büyük mülki amir tarafından verilebilmekte.

IV. SONUÇ

Sonuç olarak, pandemi ile mücadele kapsamında sosyal mesafe tedbirini ihlal edenlere (2021 takvim yılı için 427 TL tutarında) idari para cezası kesilmekte olup söz konusu cezaya karşı süresinde sulh ceza mahkemesine başvurarak itiraz etmek mümkündür.