Özel esaslara tabi olmak, mükellefler arasında sıkça duyulan ve endişe edilen bir husustur. Koda alınmak olarak da bilinen bu uygulamanın, bir mükellefin ticari hayatını bitirebilecek noktalara varabilen sonuçları vardır. Özel esaslara alınmak, KDV indirim mekanizmasını etkilediği gibi mükelleflerin yeni müşteri bulmasını ve kredibilitesini de etkilemektedir.

Peki özel esaslar nedir, neden bazı mükellefler koda alınır ve bu durum karşısında ne yapmalı? Bu yazıda özel esaslar ve özel esaslara alınan mükelleflerin izleyebilecekleri yolları değerlendirdik.


I. GİRİŞ

Öncelikle uygulamada ne olduğuna bakalım.

Vergi idaresi, mükelleflere yazı göndererek düzeltme beyannamesi vermelerini istemektedir. Bu talebin gerekçesi olarak ise mükellefin ticari ilişki içerisinde bulunduğu mükellef/mükellefler hakkında vergi incelemesi yapıldığının ve incelenen mükellefin/ mükelleflerin sahte veya muhteviyatı itibari ile yanıltıcı belge düzenleyicisi olduğunun tespit edildiği ifade edilmektedir.

Bu yazıda, düzeltme beyannamesi vererek sahte fatura düzenleyicisi olduğu tespit edilen mükelleflerden yapılan alımlara ilişkin KDV’nin indirim hesabından çıkartılması istenmektedir. Kimi zaman ise bu taleple birlikte vergi ziyaı cezası kesilerek mükelleflere tebliğ edilmektedir.

Mükellefler ise düzeltme beyannamesi vererek özel esaslara tabi olmaktan kurtulsa da vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarla karşılaşmaktadır.

O halde, özel esaslara uygulaması hukuka uygun mudur? Özel esaslara alınmanın hukuki dayanağı nedir? Özel esaslara alınmamak için verilen düzeltme beyannameleri sonrasında kesilen vergi cezaları iptal edilebilir mi?

II. ÖZEL ESASLARA ALINMANIN HUKUKİ DAYANAĞI

Konunun özünü en başta söyleyelim, “özel esaslara alınmasının kanuni dayanağı” bulunmamakta olup özel esaslara alınma işlemi açıkça hukuka aykırıdır.  Buna karşın uygulamada mükellefler sıklıkla bu işlem ile karşılaşmaktadır.

Vergi idaresi özel esaslara alma işlemini, “Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği” uyarınca gerçekleştirmekte olup özel esaslar uygulamasını KDV iade sürecinin takibinde kullanmaktadır.  Tebliğe göre özel esaslar uygulamasının amacı, hazineye intikal etmemiş ve/veya hayali olarak oluşturulmuş, gerçek bir yüklenime dayanmayan tutarların KDV iadesi çatısı altında yolsuz olarak iadesini önlemektir.  Başka bir ifade ile özel esaslar uygulaması ile hedeflenen amaç iade edilecek KDV tutarının gerçek olup olmadığının tespitidir. Ancak her ne kadar özel esaslar uygulamasının amacı vergi tekniği için son derece önemli olsa da işlem açıkça hukuki dayanaktan yoksun olup hukuka aykırıdır.

III. ÖZEL ESASLARA ALINMA SÜRECİ

Vergi idaresi, Tebliğin “IV. KDV İadesinde Ortak Hususlar” bölümünün “E. Özel Esaslar” başlığında yer alan düzenlemeler uyarınca mükellefleri özel esaslar uygulamasına tabi tutmaktadır. Düzenlemeye göre haklarında, düzenledikleri veya kullandıkları belgelerin gerçek duruma aykırı olduğuna ilişkin delil ve karineleri içeren rapor veya tespit bulunan mükellefler, iade taleplerinin yerine getirilmesi bakımından özel esaslara tabidir. Söz konusu mükellefler,

– 213 sayılı Kanunun (153/A) maddesi kapsamına giren mükellefler,

-Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme fiiline iştirak eden mükellefler de dâhil olmak üzere sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma konusunda haklarında “olumsuz rapor” veya “olumsuz tespit” bulunan mükellefler,

-Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme konusunda haklarında “olumsuz rapor” bulunan mükelleflerin raporun ait olduğu dönemdeki ortakları, kanuni temsilcileri, bunların kurdukları veya ortak oldukları mükellefler ile kanuni temsilcisi oldukları mükellefler,

-Haklarında beyanname vermeme, defter ve belge ibraz etmeme ve adresinde bulunamama konusunda tespit bulunan mükellefler,

-Haklarında KDV yönünden ihtiyati tahakkuk veya ihtiyati haciz uygulanan mükellefler,

şeklinde sayılmıştır.

Tebliğde yer alan olumsuz rapor ile ifade edilen mükellefler hakkında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri ve/veya kullandıkları konusunda belirlemelerin yer aldığı vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen tüm raporlardır. Örneğin, vergi inceleme raporu, vergi tekniği raporu, basit rapor gibi.

Özetle bir vergi incelemesi neticesinde sahte belge düzenlediği / kullandığı tespit edilen mükellefler “özel esaslar” uygulamasına alınmakta olup söz konusu mükelleften mal ve/veya hizmet alım-satım yapan mükellefler de özel esaslara alınmaktadır.

Uygulamada vergi idaresi, mükelleflere gönderdiği yazı ile mal ve/veya hizmet alım/satımı yapmış olduğu mükellef/mükellefler hakkında “olumsuz rapor/olumsuz tespit” bulunduğunu belirterek söz konusu ile arasındaki mal/ hizmet alım-satımına ilişkin olarak bilgi talep etmektedir. Mükelleften hakkında olumsuz rapor bulunan mükellef ile arasındaki söz konusu ticari ilişkiyi ispatlaması ya da söz konusu işleme ilişkin KDV’nin düzeltilmesini talep etmektedir. On beş gün içerisinde bilgi verilmez, işlemlerin gerçekliği ispat edilmez veya düzeltme yapılmaz ise “özel esaslar” uygulamasına tabi tutulacağı belirtilmektedir.

Uygulamada, vergi idaresinin yukarıda bahsi geçen yazılarını tebliğ alan mükellefler ise söz konusu işleme ilişkin ispat edici belgeyi sunmakta ve ayrıca KDV düzeltme beyannamesi ile ilgili işlemleri indirim hesaplarından çıkarmaktadır. Ticari ilişkiyi ispat eden belgenin sunulmasına karşın ayrıca düzeltme beyannamesi verilmesinin nedeni ise “özel esaslar uygulaması” ile karşı karşıya kalma endişesidir. Kimi mükellefler ise yazıya cevap vermedikleri için “özel esaslar uygulaması”na tabi olmaktadır.

IV. GENEL ESASLARA GEÇİŞ SÜRECİ

Tebliğe göre özel esaslar uygulamasına tabi kılınmış bir mükellef, aşağıda sayılan şartlardan birisini gerçekleştirmesi halinde genel esaslara alınır:

-Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme fiiline ilişkin olarak düzenlenen raporlara dayanılarak yapılan tarhiyatın yargı kararları ile terkin edilmesi,

-Mükelleflerin sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme raporlarına dayanılarak yapılan tarhiyatları (kesilecek ceza ve hesaplanacak gecikme faizi dâhil) ödemeleri veya tamamına teminat göstermeleri ve yapılan inceleme sonucunda düzenlenen olumlu raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal etmesi,

-Haklarında olumsuz rapor bulunan ve raporun ilgili olduğu dönemden sonraki dönemlerde iade talebinde bulunmayan mükellefler için, düzenleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatları (kesilecek ceza ve hesaplanacak gecikme faizi dâhil) ödemeleri veya tamamına teminat göstermeleri şartıyla, talepleri üzerine daha sonra yapılan inceleme sonucunda düzenlenen olumlu raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal etmesi,

-Özel esaslar kapsamına alınılan dönemi takip eden vergilendirme döneminden itibaren bu süre içerisinde başka bir olumsuzluk olmaması kaydıyla (süre dolmadan önce yazılan olumsuz raporlarda en son raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren), sahte belge düzenleme fiilinde beş yıl, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme fiilinde dört yıl geçmesi.

V. DAVA SÜRECİ

Yargının yerleşik kararları uyarınca özel esaslara alınma işlemler hukuki dayanaktan yoksun olmaları nedeniyle iptal edilmektedir. Vergi idaresinin mükellefleri kategorize edebilmesine olanak sağlayan kanuni düzenleme bulunmamaktadır.

Diğer taraftan vergi idaresi tarafından “Bilgi Verme” ve/veya “Özel Esaslar hk.” konu başlığı ile yazı tebliğ alan mükellefler, özel esaslara alınmaları halinde bu işleme karşı yargı yoluna gidebilirler. Söz konusu yazı üzerine düzeltme beyannamesi veren mükellefler, düzeltme beyannamelerine ihtirazi kayıt düşerek süresi içerisinde vergi mahkemelerinde dava açabilirler.

Detaylı bilgi almak için iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.